Kehribar taşını çok severim. İlk ne zaman gördüm hatırlamıyorum ama ilk gördüğümden beri rengi ve saydamlığıyla beni kendisine çekmiştir. Kehribar taşının aslında fosilleşmiş çam reçinesi olduğunu öğrendiğimde daha bir etkilenmiştim. Çoğu ecnebi annenin bloglarında bebeklerine diş çıkarmayı kolaylaştırmak adına kehribar kolye taktıklarını görünce bunun mutlaka bir hikmeti olduğuna ben de inandım.
Kehribar taşının iyileştirici özelliğinine inanılmasındaki en büyük etken statik elektriği topluyor olmasıymış. Öyle ki, Antik Yunanca’da ‘ēlektron’ sözcüğü ‘kehribar’ anlamına geliyormuş. Milattan önce 624-546 yılları arasında yaşayan Miletli Thales, doğayla ilgili araştırmalar yaparken kehribarın yünle ovulduğunda tüy ve saman gibi hafif maddeleri kendine çektiğini, uzun süreli ovmalarda ise insan vücuduna yaklaştırıldığında küçük kıvılcımlar çıkardığını fark edip bazı araştırmalarda bulunmuş.[1] İbni Sina’nın da kehribarı birçok hastalığa şifa olarak tavsiye ettiği söyleniyor.
Sancak 6 aydan 1,5 yaşına gelene kadar bu kolyeyi taktı ve diş çıkarma dönemini daha sakin ve huzurlu geçirmesinde etkisi olduğuna inanıyorum. En belirgin olarak gözlemlediğim şey ise bu kolyeyi taktıktan sonra salyalanmasının azalması olmuştu. Sancak’ın kolyesini ebay aracılığıyla şu adresten almıştım.
Uykusuz annelere hiçbir yan etkisi olmayan bu kolyeyi diş çıkarma döneminde bir ümit de olsa denemelerini tavsiye ederim.