"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."Baybars: showing rocks at the sunset
Sancak: hunting toys and always aiming high.
Penny‘s portrait in my favourite of last week.
Linking up with Jodi.
"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."Baybars: picking grass in his great grandmother's garden.
(İstanbul’da sabah uyandıktan sonra)
– vapurun sesini Ankara’da duyamazsın.. İstanbul’da duyabilirsin.
……………………
(caaa diye bağırdıktan sonra)
– anne bana bakmayınca bağırıyorum di mi?
– canım oğlum.. hep sana bakayım o zaman?
– ama bana bakarken kardeşime bakma.

Sancak: practicing climbing.
Sancak bu aralar kucağımdan kesinlikle inmek istemiyor. Nadiren çıktığı keşifler sırasında merdiven çıkmayı öğrendi. Baybars’ı kucağıma aldığımda fena halde ağlıyor ve artık üç dişi var.
"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."Baybars: enjoying sun in the middle of the winter.
Sancak’a: ‘Biz aynı kandayız senle ben, hadi bakalım..’ (Orman Çocuğu Mogli’den esinle)
……………………………..
Bike – benim canım patates salatası çekti, sen de yiyecek misin Baybars?
Baybars:- benim canım ‘Cars’ çekti.. – ahahha –(biraz durduktan sonra) cars yenir mi ya cars çizgifilm hahah…
Sancak: pretending to eat apple.
Sancak’ın emeklerken bir yandan da elinde araba taşımasına bayılıyorum. Baybars’ın yerden 30cm yüksekliğindeki yatağına tırmanabiliyor ama inemiyor :).
My favourite portraits of last week are Caelan, Penny and Edwin.
"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."Baybars: digging and showing moss at the park.
Baybars’ın bu hafta en sevdiği şey benimle yemek yapmak oldu. Yemek yapacağımı söyler söylemez ‘ben deee’ diyerek mutfağa koşup sandalyesini çekiyor. Keşke çocuklar ‘bazen’ kelimesinin ne manaya geldiğini hemen kavrayabilse…
Sancak: practising standing up
Sancak bu hafta çok seri bir şekilde emeklemeye başladı. Baybars’la kovalamaca bile oynuyorlar. Tutunup kalkmaya başladı ve ilk kez uzanıp piyanonun tuşuna bastı.
……………………………………………………………………………….
My favourite of this week is by far Lola‘s portrait, I love the composition and everything about this photo. Eleanor‘s shadow dance is a beautiful catch. And lastly, i love little Fletcher flying in stripes in accordance with the stripes of the blinds ;).
Baybars: loves lying on the ground whatever the weather..
-anne bana yakışıklı diyorlar di mi?
-kim diyor baybars? – başka insanlar..
-ahha 🙂
(kendi kendine şımararak) -yakışıklı oğlan!
Bugünlerin favori kitabı Zogi. Bıkmadan usanmadan gün içinde defalarca okuyoruz.

Sancak : still not sure what to do in the nature (it’s way past nap time)..
Sancak artık sürünmekten vazgeçti ve tam manasıyla dizlerinin üzerinde emekliyor. Basmayı pek sevmese de birkaç kez koltuğa tutunup kalktı. Ağabeyinin arabalarını sürmeye başladı. Ve artık yer yatağında yatıyor.
“A portrait of my children, once a week, every week, in 2014”

Baybars: showing the spider webs to his best friend and always carrying a branch outside.
Baybars bu aralar yapmak istemediği veya hoşuna gitmeyen bir şey olunca eline aldığı bir oyuncağı veya kağıt parçasını tutup okuyormuş gibi yaparak birçok konuda hüküm veriyor)
– bak burada ne diyor; “bebekler lazımlığa YA-PA-MAZ – Y-A-S-A-K!”.
hamiş: Sancak’ı her uyandıktan sonra tuvalet iletişimimiz gelişsin diye lazımlığa oturtmaya başladım.
………………………………………………………….
Bike: -Baybars bu saatlerde pilim bitiyor artık.. – ahahaha insanların pili olur mu yaa!?!

Sancak: giggling while playing with the drapery.
9 aylık Sancak dizlerinin üzerinde durmaya ve istediği şeylere uzanmaya çalışıyor artık. Buzdolabını ve bulaşık makinasını kapattığım zaman fena halde ağlıyor. Elektrik süpürgesini ve saç kurutma makinasını kaldırınca da ağlıyor. Her türlü ev eşyasına hayran. Dizlerinin üzerinde emeklemeyi de öğrendi ama heyecanlanınca yine hızlı hızlı sürünerek gidiyor.
“A portrait of my children, once a week, every week, in 2014”
Baybars: watching and admiring his new toy.
Yeni oyuncağın merdivenden çıkan kaydıraktan kayan penguenleri izlerken.. Bu aralar bütün gün oyuncakları konuşturmamı istiyor. Arabaları legoları ve en çok da peluş hayvanları karşılıklı seslendiriyoruz. 3 aydır öğlen uykusu uyumuyor.
Sancak: is always bewitched by his big brother’s cars.
Canı tatlı oğlan Sancak. Kafasını hafifçe çarpınca, ağabeyi oyuncaklarına yaklaşmasın diye avazı çıktığı kadar bağırınca, odada yalnız kalınca feryadı basıyor. Evde en sevdiği şey Marça. Onu görünce yüzü aydınlanıyor, sesini duyunca heyecanlanıyor ve mıncıklamak için çok hızlı emekliyor. Henüz iki dişi var.
“A portrait of my children, once a week, every week, in 2014”

8 aylık Sancak artık oturduğu yerden emeklemeye geçebiliyor. Bebek yemeği değil de hakiki ev yemek yemeği tercih ediyor.

(yüzüğümü parmağına taktıktan sonra) Baybars:
-çocuklar yüzük takar mı?
-takmaz.
-benim yüzük parmağım var ama!
Bu sene Jodi’nin 52 hafta projesine her hafta çocukların bir portresiyle katılmayı düşünüyorum.