Süründü / Biraz da 7

tahtatren
Sancak 7 aylık olduğu günden itibaren oyuncak aşkına sürünmeye başladı. Üç haftadır kollarıyla tüm vücudunu çekerek komando misali gözüne kestirdiği hedefe doğru ilerliyor. Fakat hala oturma pozisyonundan sürünme pozisyonuna geçmeyi başaramadı. Bu minvaldeki çalışmaları henüz ya yüzüstü kapaklanarak veyahut bacaklarının biçimsizce sıkışması acısıyla son buluyor.

Dahası, biraz olsun kaşığa ağzını açmayı öğrendi. Sancak’ı yedirmek biraz da oyuncak bebeği yedirmeye benziyor. Bebeğin ağzını açtığını farzederek kaşığı ağzına götürüyorsun ve herşeyin çenesinden aktığını gözardı ediyorsun. Azimle bir kaşık daha veriyorsun.

Önce Yağmur Sonra Kar

semsiye

Baybars’ın aksesuara merakı var. Aylar önce teyzesinden Hollanda’dan gelirken şemsiye almasını istedi. Aylarca beklemenin sonunda geçen haftasonu yağmur yağdı da kullanmak nasip oldu yavrucağızıma. karpencere
Yağmurda gezindikten sonra eve geldi ve lapa lapa kar yağmaya başladı. Kar yağmadan çok önce şöyle söylemişti;
– Anne kara kedi kar yağınca beyaz kedi olur.

Baybars Dedi

salincak Baybars küçükken salıncağa binmeyi hiç sevmezdi. Korkuyordu sanırım. İki buçuk yaşından beri ‘çok hızlı’ sallanmak istiyor. Bulutlara doğru!ontheground
-Anne bugün yarın mı? (Üç haftadır bıkmadan usanmadan hergün soruyor. Herşey ‘seni yarın yıkarım Baybars’ dememle başladı. Her gün yıkanmak için bu soruyu soruyor ve evet bazı günler yarın. Aslında dün de olabilir. 😉

-Benim boyuma değil zaten. (bu film bana göre değil manasında)

-Ben güçüm, küvetliyim (kuvvetliyim)

(babasıyla yolda giderken) -Buralar pislenirse yarış arabaları burda gider. yarış arabaları pistte gider.

Bike- ben de çocuk olmak istiyorum Baybars.
Baybars – ama olamiyor musun?
Bike – olamiyorum.
Baybars – (biraz düşündükten sonra üzgün) ben de yavaş yavaş büyüyorum…

Logy – Yapışan Tahtalar

logy_oyuncakBaybars’ın doğumgününde beklediği kargo geldi ve içinden ‘Logy‘ çıktı. Bu oyuncağın tanıtımını Blogcuanne‘de görmüştüm ve çok hoşuma gitmişti. Babası da paraya kıyıp almış sağolsun. Oyuncakların gelişinin doğumgününe denk gelmesi de ayrı bir tevafuk aslında.logy_ahsap

Logy isminin Lego’yu anıştırdığı bir gerçek. Ama pek bir alakası yok bana kalırsa. Tahtaların içinde mıknatıs var; birbirlerine takılamıyorlar ama her yönden yapışabiliyorlar. Baybars da ‘yapışan tahtalar’ diyor Logy’lere bu yüzden. Büyüklerin de çocuklarıyla uzun uzun oynayabileceği bir oyuncak. Ben de plastik Legolarla oynamaktansa tahta Logy ile oynamayı tercih ediyorum doğrusu. Üstelik Türk malı. Birazcık daha ucuz olsaymış daha iyi olurmuş ama evladiyelik. Baybars’ın da aralıksız saatlerce oynadığı ilk oyuncak.  Başından kalkınca ‘of çok yoruldum’ dedi çocukcağızım. Logy’nin geniş çapta bir manyetik etkisi var anlayacağınız. Tahtalar mıknatıslı olunca toplamanın da ne kadar kolay olduğunu tahmin edersiniz.
Biz tanıtım filmindeki renkli Logy’lerden de istiyoruz ama sitesinde satışta göremedik. Duy sesimizi Logy :).

nota bene:  Logy’ye sipariş sırasında gösterdiği ilgi için Baybars’ın babası da ayrıca teşekkür eder.

Baybars 3 Yaşında!

3yas Uyanır uyanmaz sevinçle doğum gününü kutlamama “haayııır bugün benim doğumgünüm değiil!” diye ağlarak tepki gösterdin. 3 sene önce bugün doğduğunu bir türlü kabul ettiremedim. Miladi takvimi kabul etmiyorsun sanırım. Baban kargoyla hediyenin geleceğini söyleyince fikrin bir anda değişti. Önce kargoyu karga anladığın için haline güldün. Sonra ‘kargalar hediye getirmez ki karga kuş kuş’ diyerek ekledin.

Seni çok ama çok seviyorum oğlum.

Güzün Son Cuması

bayb_cali Baybars bu aralar öğlen uykusu uyumamak için direniyor ve uyumadığı zamanlar mızmız ve aksi bir halet-i ruhiyeye bürünüyor. Kendim için sabır ve teskinlik diliyorum bu zamanlarda. sancak_fall Sancak artık 6 aylık ve oturuyor. Birkaç kaşık armut yemeyi denedi ama yutamadı. Halbuki ağabeyi ilk seferde çeyrek armut yemişti.

Kurban’ın Gözü Yaşlı Olur

kazaklıbot
Baybars dedi: kazaklı bot.

Kurban’ın gözü yaşlı olur derler. Sahiden kendimi bildim bileli Kurban Bayramının ikinci veya üçüncü gününde hep yağmur yağar. Küçükken bayramda yağmur yağmasını hiç istemezdim çünkü bu bayramlıklarımla dışarı çıkamayacağım manasına gelirdi.elarabasi Baybars’ın biraz olsun yağmurda oynamasına müsaade ettim ama. Çünkü hangi çocuk su birikintileriyle oynamak ve su sıçratmaz istemez ki?yagmur

Bu Cuma

pencereBaybars iki haftadır İstanbul’a gitmeyi sabırsızlıkla bekliyor. Her gün ‘bayram oluyor ya İstanbul’a gidicez, sen geleceksin, baban (babam manasında) gelecek, ben gelicem bi dee Sancak gelecek’ diye tekrarlıyor. Sonra ‘otobüsü kazanıcam’ diyor (sanırım önce ben bineceğim manasında).

Cuma Portresi

sancakcumaSancak artık fırıldak gibi dönüyor. Altını değiştirebilmek üstünü giydirebilmek için kendisini defalarca çevirmem gerekiyor. Zaten bebek bakmak benim için biraz da çıtçıt kapatmakta ustalaşmak demek.
Son olarak, Bumbo‘yu icat eden Güney Afrikalı dedeye gönülden şükranlarımızı gönderiyoruz.
Hayırlı cumalar efendim.

Baybars Dedi

parktaBaybars’ın muhtelif zamanlarda söylediklerinden potpuri:

– Anne çay devlendi mi? – Hayır daha demlenmedi. – Peki siz evlendiniz mi? – Evet Baybars evlendik. – Peki, çay da evlenir mi?

(Annesini battaniyeye sarılmış olarak görünce kucağına gelmek ister, annesi kollarını açar. Kucağa yerleştikten hemen sonra) – Anne sen kanatlarını mı açtın?

(büyü büyü büyü kocaman adam ol diyen annesine) – kocaman adam olmucam “büyümüş Baybars” olucam.

– Ben elmayı ısıra ısıra yemeği daha öğrenemedim. Soy!