Sancak artık fırıldak gibi dönüyor. Altını değiştirebilmek üstünü giydirebilmek için kendisini defalarca çevirmem gerekiyor. Zaten bebek bakmak benim için biraz da çıtçıt kapatmakta ustalaşmak demek.
Son olarak, Bumbo‘yu icat eden Güney Afrikalı dedeye gönülden şükranlarımızı gönderiyoruz.
Hayırlı cumalar efendim.
Yalancı Tavuk Göğsü
Sütlü tatlıları o kadar çok sevmememe rağmen çocukken en sevdiğim tatlılardan biri yalancı tavuk göğsüydü. Baybars da bebekliğinden beri muhallebiye bayıldığı için bu tatlıyı da çok seviyor. Gerçi Baybars çoğu çocuk gibi şekerli olan herşeye çok düşkün. Bu tatlının içinde tereyağı olması sebebiyle çok güzel kıvam alıyor ve kesilerek servis edilebiliyor. Şipşak bir sütlü tatlı yapmak istediğimde ilk aklıma gelen tatlı bu ;).
1 litre süt
3 kahve fincanı şeker
2 kahve fincanı un
125 gram tereyağ
Vanilya aroması veya vanilin
Tarçın (üzerine serpmek için)
Süt, şeker, un ve vanilyayı derince bir tencerede karıştırın.
Devamlı karıştırarak orta ateşte pişirin (ateşin altını fazla açarsanız dibi tutup yanabilir). Kaynayıp üstü göz göz olunca ateşten indirin.
Pişen muhallebinize tereyağı ilave edin ve mikser ile yağ eriyene kadar hatta biraz ılıyıncaya kadar çırpın.
Tatlı oda sıcaklığına geldikten sonra buzdolabına koyun ve 3-4 saat donmasını bekleyin.
Donduktan sonra üzerine tarçın serperek servis edin.
Afiyet olsun.
‘Tarçınları yalıcam’ diyerek fotoğraf çekimini erkenden sonlandıran Baybars ;).
Baybars Dedi
Baybars’ın muhtelif zamanlarda söylediklerinden potpuri:
– Anne çay devlendi mi? – Hayır daha demlenmedi. – Peki siz evlendiniz mi? – Evet Baybars evlendik. – Peki, çay da evlenir mi?
(Annesini battaniyeye sarılmış olarak görünce kucağına gelmek ister, annesi kollarını açar. Kucağa yerleştikten hemen sonra) – Anne sen kanatlarını mı açtın?
(büyü büyü büyü kocaman adam ol diyen annesine) – kocaman adam olmucam “büyümüş Baybars” olucam.
– Ben elmayı ısıra ısıra yemeği daha öğrenemedim. Soy!
Cuma Portresi
Geçen gün çocuklarının portrelerini 365 gün boyunca çekmeye ahdetmiş fotoğrafçı bir anne’nin bloguna rastladım ve çok hoşuma gitti. Fikir aslında Jodi‘nin. Her gün fotoğraf çekmek ve bloga koymak benim için imkansız olacağı için her Cuma o haftaya dair bir fotoğraf ve birkaç söz eklemeyi düşünüyorum.
Baybars’ın bu aralar sokakta yürürken en sevdiği şey çalıların taşların arasında örümcek ağları arayıp bulmak. Öyle ki, bugün öğlen uykusundan uyanır uyanmaz ilk söylediği şey ‘yolda sana kocaman örümcek ağı gösterdim di mi anne?’ oldu.
Sancak da elinden çıngırağı alınınca ağlamayı öğrendi şimdiden ;).
Kindle Kılıfı
Oğuz’un bayram hediyesi olarak aldığı yeni kindle’cağızımıza bir kılıf diktim. Dekoratif dursun diye katlayarak eklediğim kumaşın aslında pek de dekoratif durmadığını diktikten sonra farkettim. Bugünlerde herşeyi hızlıca bitirmeye çalıştığımdan, bitmiş haliyle belki daha iyi durur diye kendimi kandırarak sökmedim. Biraz feminen ve orantısız bir dizayn oldu böylece.
Dışı için yumuşak döşemelik bir kumaş kullandım. İç astarı ise keçe. Oğuz’un da kullanabileceği unisex bir kılıf daha diksem daha iyi olur aslında. Belki o zaman nasıl dikildiğine dair fotoğraflar ve ayrıntılar da eklerim.
Baybars Tatilde
Bu yazıyı yazmak için çok geç kaldım. Eylül geldi havalar soğudu ve çocuklar biraz daha büyüdü. Sıcaklardan kalma fotoğraflarla belki biraz olsun ısınmak ümidindeyim. Bayramda her zamanki gibi İstanbuldaydık. Baybars büyük babannenin bahçesinde babasından kalma (zamanında hicazdan gelmiş) polis arabasıyla oynadı.
Ve biraz bisiklete bindi. (aslında trisiklet desek daha doğru olur)

İki kardeş de bahçede hamakta uyumanın keyfine vardı.
Düz duvara tırmanmaya çalışmayı da ihmal etmedi Baybars.
Sonra büyükbaba ve babaneyi ziyarete Çanakkaleye gittik. Denize girmek için yavaş yavaş büyük merdivenlerden inmek gerekti.
Baybars denize girince sevinçten zıpladı (soğuktan da olabilir).
Geçen seneden farklı olarak tarz değiştirip şapkasını düz takmaya başladı.
Günün sonunda seneye de aynı sularla buluşmayı arzu ederek gün batımını izledi.
-The End-
Bayram Çekilişi
Mübarek Ramazan ayının bitmesine az kaldı ve hepimizi bayram heyecanı sardı. Bu vesileyle blogda ilk kez bir çekiliş yapmak istiyorum. Resimdeki üç tokaya (biri bant, biri çıtçıt, biri de pens) sahip olmak için 6 Ağustos Salı sabahına kadar ister Twitter veya Facebook olmadı Pinterest‘te bu çekilişi duyurduktan sonra e-mail adresinizle beraber yorum bırakabilirsiniz.
Çocuk Sırt Çantası
Uzun süredir Baybars babasının taktığı çantalara özenip ‘anne bana çanta alar mısın?’ diyordu. Ben de almaktansa dikmeye karar verdim ve pinterest‘te patron avına çıktım ve Charity‘nin blogundaki patron ve tarife sadık kalarak Baybars’a bir sırt çantası diktim. Evde bulduğum kota benzer bir kumaş kullandım. Maalesef hali hazırda dok telam yoktu. O yüzden her ne kadar kumaşı iki kat kullanıp normal telayla telalasam da çanta sertçe durmuyor. Tabii bu Baybars’ın sevinmesine engel teşkil etmedi ve dün Japon turistler gibi giyinip çantasıyla gezintiye çıktı.
Diktikten sonra sırt çantasının Baybars’ın yaşı için aslında pek de ideal olmadığını anladım. Çünkü hem kendisi takamıyor hem de taktıktan sonra içine bir şey koyamadığı için sinirleniyor. En iyisi bir dahaki sefere (vakit ayırabilirsem eğer) bir messenger bag dikeyim de takması ve içine bir şeyler doldurması kolay olsun.
Rezeneli Tahinli Kurabiye

İftardan sonra tatlı olarak kurabiye isteyen Oğuz için uydurduğum ve sonuçtan çok da memnun kaldığım bir tarif bu. Rezene Doğu illerinde kurabiyelerde çok yaygın olarak kullanılıyor. Rezeneyi çay olarak da içmeyi çok severim hem üstelik anne sütünü de arttırdığı söyleniyor. Eğer ağızda dağılan kurabiye seviyorsanız bu tarifi denemenizi tavsiye ederim.
125 gr tereyağ
1/2 bardak şeker
1/2 bardak tahin
1 bardak un
1 çay kaşığı kabartma tozu
1/2 yemek kaşığı rezene tohumu
- Geniş bir tepsiye yağlı kağıt sererek hazırlayın. Fırını 200C derecede ısıtın.
- Derin bir kapta elle veya elektrikli mikserle tereyağ ve şekeri güzelce çırpın.
- Tahini ilave edin ve biraz daha çırpın.
- Un, kabartma tozu ve rezene tohumlarını ilave ederek karışımı hamur haline getirip yoğurun. (Çok yumuşak olmayan ve kolayca dağılabilen bir hamur elde edeceksiniz.)
- Düz bir zeminde hamuru rulo halinde yuvarlayın ve dilimler halinde keserek tepsiye yerleştirin. Fırına verin.
- Fırında 10 dakika pişirin. Fırından aldıktan sonra yemek için soğumasını bekleyin. (Sıcakken dağılabilir.)
Afiyet olsun.

