Fuzuli işler kraliçesi olan ben oğlanlara bez bebek diktim. Şu bebeklerin kollarını çevirip doldurmaya çalışacağıma biraz kitap okusam veya çocuklara piyano çalsam daha iyi olur ama heyhat gereksiz işler beni daha çok cezbediyor. Bir haftadır fırsat buldukça bebek biçip dolduruyorum :).
İlk yaptığım bebek işte bu. Martha Stewart‘ın sitesindeki patronu çıkarıp diktim ama fazla beğenmedim. İlk bebeği yaptıktan sonra Baybars bebeği çok beğendiğini söyledi, sarıldı öptü. Hal böyle olunca benim de ağzımdan bebeğin annesiyle babasını da yapacağıma dair bir söz çıkıverdi.
İlk kalıbı biraz daha büyüterek annesini biçtim. Gözleri işlerken biraz daha ilerledim. Aslında önce gözleri yay gibi kirpikli yapmıştım ama Baybars beğenmedi ‘neden gözlerini hiç açmıyor, uyuyor mu’ dediği için söküp böyle yuvarlak işledim. Bu arada aslında ilk bebek için aradığım kahverengi keçeyi de buldum ve annenin saçını keçeden yapabildim.
Baba için kendim kalıp çıkardım ve ikisinden de daha çok beğendim. Keçe az kaldığı için biraz kel ama olsun.
Oğlanları bebeklerle çekmeye çalışırken Sancak’ı yavru bebeği annesiyle el tutuşturmaya çalışırken yakaladım. Oyun terapisini fazla somut algılamış ve bir bebek bebek ailesi dikmiş olabilirim. 🙂
Son olarak, ayrıntılı olarak bez bebek dikimi için Ashley’nin bloguna bakabilirsiniz.
48/52
"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
Baybars & Sancak watching the first snow of the year.
Dün bu kışın ilk karı yağdı. Çocuklar heyecanla karın yağışını izlediler. Baybars’ı okula göndermeden bir on beş dakika kadar azıcık tutmuş olan karla oynadık. Akşama bütün karlar erimişti. Gece yatarken Baybars’ın ilk defa dua ettiğine şahit oldum. ‘Allah’ım çok kar yağsın, amin.’
inspired by Jodi.
46/52
"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
Baybars: loves to climb a tree and pose
Baybars kalem tutmayı ve taşırmadan boyama yapmayı öğrenmeye çalışıyor. Bir sürü ödev yapıyorum diye gururla anlatıyor. Geçen haftalarda öğrendiği tekerlemeleri tekrarlıyoruz sıklıkla. En çok da bunu söylüyoruz;
Kom kom kom kozalaklar
Esrarengiz yapraklar
İlkbaharda açacaklar
Sonbaharda solacaklar
Koş koş koş
Yaramaz kız
Sesini kıs
Pııs
Sancak: first collects then throws the leaves
Sancak’ın sayılı kelime hazinesi ilginç kelimeler barındırıyor. Mesela üç gün önce ‘bomba’ demeye başladı. Uçaklar kitabındaki bomba taşıyan uçağı inceledikten sonra. Bir de ‘geyik’ diyor her akşam yatmadan önce aslan’ın geyiği kovalamasıyla ilgili uyduruk bir ninni dinlediği için. Yapmayı en çok hoşlandığı şeylerden biriyse kitapları yanıma getirip ‘ogu’ demek.
inspired by Jodi.
45/52
"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
Baybars: playing with the falling leaves.
– mikropların büyüteçleri var mı anne? büyütürler kendilerini, ben de görürüm basırım üzerlerine.
…………………………………………
– erkeklerin büyünce kolları üşümüyor. benim de büyüyünce kollarım üşümeyecek. (evde t-shirtle gezen babasına binaen)
Sancak: swims in the sea of leaves
Ağabeyi ona kızınca veya istemediği bir şey yapınca (misal elinden oyuncak almak veya kendi oyununa dahil etmemek gibi) ‘cıkcıkcık’ diyerek parmak sallıyor. Her lazımlığa oturduğunda mutlaka çişini yapıyor fakat annesinin henüz bezini açmaya cesareti yok üşeniyor da diyebiliriz.
Aile Katılım Günü Kitap Aktivitesi: Pezzettino
Baybars’ın okulunda aile katılım günü yapıyorlar. Her hafta Perşembe günü bir öğrencinin velisinin sınıfta bir aktivite yapmasını istiyorlar. Malzeme sizden olmak şartıyla meslek tanıtmak, kurabiye yapmak, müzik aleti çalmak gibi istediğiniz her faaliyeti yapabiliyorsunuz çocuklarla. Ben elbette en kolayından bir kitap okudum ve onunla alakalı bir aktivite yaptık. Leo Lionni’nin Pezzettinosu‘nun hem hikayesini sevdiğim için hem de okuduktan sonra sanat çalışması yapmaya en müsait kitap olduğu için onu okumayı tercih ettim. Bu blogdaki fikri çok beğendim ve aynısını yaptık.
Pezzettino hikayesinde anlatılan karakterlerden yapmak için evde el işi kağıdından küçük kareler kestim.
Sonra çocuklar renkli kareleri diledikleri gibi yapıştırıp istedikleri şekilleri yaptılar.


Baybars ‘Bilge’yi yapıyormuş.
Çok güzel vakit geçirdik çocuklarla ve ben anaokul öğretmeni de olabilirmişim diye içimden geçirdim bir an. Sonra geçti tabii. 🙂
44/52
"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
Baybars: goes everywhere with his balance bike
Baybars bu aralar gittiği her yere denge bisikletiyle gitmek istiyor. Böylece yorulmuyormuş öyle söylüyor.
Sancak: throwing pebbles
Sancak suya ve suyla oynamaya meraklı. Yemek yedirirken bir kase suda araba yüzdürmeyi seviyor. Çok güzel ‘abe’ (ağabey) ‘baba’ ve ‘annee’ diyor.
42/52
"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
Sancak: spends his spare moments to gaze and admire the passing by
18 aylık Sancak’ın pencereden dışarı izlemeye bayılıyor. Baybars’a kitap okumaya başlayınca o da koşarak yanıma geliyor kafasını göğsüme yaslıyor. Kitap bitince başka bir kitap seçip geliyor. En sevdiği şeyse balina sesi taklidi yapmak.
Linking up with Jodi.










