50/52

IMG_1138Baybars: is about the empty the bin which he filled with the rocks at the park.

(boyama yaparken) kara surat da olur.. ama onlar zencefil çocukları, de mi?
………………………………………..
Elektrikler neden gitti?? Allah da gitti mi?!?

IMG_1071Sancak's favourite pastime activity is reading books

Ağabeyi okuldayken kendine kendine kitap alıp kucağına koyarak okuyan Sancak.

Reklamlar

49/52

siblingloveexcuse the blurry photo and the mess but I must savour this moment of sibling love

Baybars ile Sancak artık çok güzel oynamaya başladılar. Özellikle sabahları kahvaltıdan sonra oyunlar kurup uzun süre eğleniyorlar.

bwjuiceSancak drinking his juice from a cup

Sancak bir şeyi kendi yapmak istediğinde veya bir şeyi vermek istemediğinde ‘BEEM’ (been, beniim) diye bağırıyor. Bilhassa yemeğini kendi yemek istiyor. İki haftayı geçkin bir süredir evde bezsiz. Söylemeye yeni başladığı kelimelerse ‘tiiki, aayı, tabak, galk, oldu, on’ .

48/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
thefirstsnowoftheyearBaybars & Sancak watching the first snow of the year.

Dün bu kışın ilk karı yağdı. Çocuklar heyecanla karın yağışını izlediler. Baybars’ı okula göndermeden bir on beş dakika kadar azıcık tutmuş olan karla oynadık. Akşama bütün karlar erimişti. Gece yatarken Baybars’ın ilk defa dua ettiğine şahit oldum. ‘Allah’ım çok kar yağsın, amin.’

inspired by Jodi.

46/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
IMG_0634Baybars: loves to climb a tree and pose

Baybars kalem tutmayı ve taşırmadan boyama yapmayı öğrenmeye çalışıyor. Bir sürü ödev yapıyorum diye gururla anlatıyor. Geçen haftalarda öğrendiği tekerlemeleri tekrarlıyoruz sıklıkla. En çok da bunu söylüyoruz;

Kom kom kom kozalaklar
Esrarengiz yapraklar
İlkbaharda açacaklar
Sonbaharda solacaklar
Koş koş koş
Yaramaz kız
Sesini kıs
Pııs

IMG_0568Sancak: first collects then throws the leaves

Sancak’ın sayılı kelime hazinesi ilginç kelimeler barındırıyor. Mesela üç gün önce ‘bomba’ demeye başladı. Uçaklar kitabındaki bomba taşıyan uçağı inceledikten sonra. Bir de ‘geyik’ diyor her akşam yatmadan önce aslan’ın geyiği kovalamasıyla ilgili uyduruk bir ninni dinlediği için. Yapmayı en çok hoşlandığı şeylerden biriyse kitapları yanıma getirip ‘ogu’ demek.

inspired by Jodi.

45/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
falleavesbaybBaybars: playing with the falling leaves.

– mikropların büyüteçleri var mı anne? büyütürler kendilerini, ben de görürüm basırım üzerlerine.
…………………………………………
– erkeklerin büyünce kolları üşümüyor. benim de büyüyünce kollarım üşümeyecek. (evde t-shirtle gezen babasına binaen)

fallingleavesanSancak: swims in the sea of leaves

Ağabeyi ona kızınca veya istemediği bir şey yapınca (misal elinden oyuncak almak veya kendi oyununa dahil etmemek gibi) ‘cıkcıkcık’ diyerek parmak sallıyor. Her lazımlığa oturduğunda mutlaka çişini yapıyor fakat annesinin henüz bezini açmaya cesareti yok üşeniyor da diyebiliriz.

44/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
dengebisikletiBaybars: goes everywhere with his balance bike

Baybars bu aralar gittiği her yere denge bisikletiyle gitmek istiyor. Böylece yorulmuyormuş öyle söylüyor.attim

Sancak: throwing pebbles

Sancak suya ve suyla oynamaya meraklı. Yemek yedirirken bir kase suda araba yüzdürmeyi seviyor. Çok güzel ‘abe’ (ağabey) ‘baba’ ve ‘annee’ diyor.