Kakaolu Puding

kakaolupuding

Aslında puding çok sevmediğim halde geçen gün canım supangle kıvamında çikolatalı bir puding yapmak istedi. Bu tür tatlılar yapmak bizim evde sakıncalı çünkü Baybars hepsini yemek istiyor 😉 .

1/2 bardak kakao
3/4 bardak şeker
3 yemek kaşığı nişasta (buğday nişastası kullandım)
3 bardak süt
1 yumurta
1/4 bardak damla çikolata veya çikolata parçacıkları (tercihen bitter)

Pudingi pişireceğiniz tencerenin içinde kakao, şeker, nişastayı güzelce karıştırın.
Küçük bir kasede yumurtayı iyice çırpın.
Kakaolu karışıma sütü ilave edin ve orta ateşte pişirmeye başlayın.
El çırpıcısıyla sürekli karıştırın.
Süt biraz ılınınca yumurtayı terbiye yapıyormuş gibi sütten biraz ilave ederek ılıtın ve tencereye ekleyin. El çırpıcısıyla güzelce karıştırın.
Kaynayana kadar çırparak pişirin.
Puding kaynayıp kıvam alınca 1 dakika daha pişirin. Sonra ateşten alın.
Pişen pudingin içine çikolatayı ekleyin.
El çırpıcısı yardımıyla çikolatalar iyice eriyene ve kaybolana kadar karıştırın.
Soğumadan servis edeceğiniz kaselere paylaştırın.
Buzdolabında iyice soğuduktan sonra servis edin.
İsterseniz Baybars gibi sıcak da yiyebilirsiniz ;).

12/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
wildhairBaybars: is eager to play outside.

Baybars bu hafta bir kaç kez üç saatlik öğlen uykularına yattı (aylardan sonra). Tencereye pencere, tabloya kablo, bombaya bumbo dediği oluyor. Ama beni en çok güldüren ilk şarkı benzetmesi;
– kırmızı balık kaç kaç balıkçı ‘alttan‘ geliyor!

apricotflowers Sancak: welcoming spring with the apricot flowers.

Sancak’ın gündüz uykuları uzadı ama geceleri hala çok sık uyanıyor. Arada sırada dişlerini gıcırdatıyor.

Linking up with Jodi.

Ek Gıdaya Geçiş: Yulaf Ezmesi

yulafezmesi

Baybars altı aylık olduğundan bugüne kadar en çok yediği şeylerden biri herhalde yulaftır. Ek gıdaya başlarken ne yedirebilirim diye araştırırken karşıma en çok ‘oatmeal’  yani ‘yulaf ezmesi’ çıkıyordu. Bizim memleketimizde bebeklere ilk olarak pirinç unu pişirmek yaygın. Çoğu bebek ek gıdaya alışık olmadığı için ilk haftalarda kabızlık sorunu çekebiliyor ve pirinç unu da kabızlığı iyice pekleştiriyor. Yulaf ise bağırsakları yumuşatıyor ve hareketlendiriyor. Üstelik çok da faydalı olduğunu söylüyorlar. Türkiye’de yulaf ezmesi üreten bir tek Eti Lifalalif var sanıyorum ve neredeyse her marketin kahvaltılık gevrek raflarında bulunuyor. Yulaf ezmesini satın aldığım bir diğer marka da Brüggen.

1 yemek kaşığı tepeleme yulaf ezmesi (6 aylık henüz pütürüklü yemeğe alışmamış bebekler için rondoda iyice çekilmiş olarak)
Üzerini bir parmak geçecek kadar su (1 yaşından sonra süt) 
1 çay kaşığı tereyağ

Yulaf ezmesini ve suyu/sütü bir cezveye koyun iyice karıştırın. Kısık ateşte dibinin tutmaması için arasıra karıştırarak kaynayana kadar pişirin. İki dakika kaynadıktan sonra mamayı ocaktan alın ve tereyağ ekleyin.

Kaynayınca oldukça kıvamlı hale gelecektir. Eğer bebeğinize yedirmek istediğinizden daha kıvamlı ise soğuk su veya süt ekleyerek kıvamını ayarlayabilirsiniz.

Tatlandırmak için her türlü meyveyi rendeleyerek bebeğinize yedirebilirsiz. Favori meyvelerimiz muz, elma, armut ve yazın şeftali. Halihazırda meyve yoksa biraz pekmez ekleyip de tatlandırabilirsiniz.

Eğer bebeğiniz yumurta ve peyniri ayrı bir şekilde yemiyorsa (benimkiler gibi) bu mamaya ilave ederek yedirebilirsiniz.

Ayrıca yulaf ezmesini yoğurda ve meyve pürelerine ekleyebilir, çorbalara kıvam vermek için katabilir ve hatta köfte yaparken de ekmek yerine katabilirsiniz. Oldukça tok tutar.

Miniklere afiyet şifa olsun.

11/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."

jumpingonthcouch

Baybars: jumping on the sofa whilst waiting for the spring to come.

Baybars’ın gün içinde yapmayı en sevdiği şeylerden biri koltuklardan zıplamak. Havaların ısınmasını dört gözle bekliyor. Kardeşine hiçbir oyuncağını vermek istemiyor.

Bike: -Baybars sakın bir daha Özlem Teyzene bağırma, çocuklar büyüklere bağırmaz, çok ayıp!

Baybars: -Büyükler mi küçüklere bağırabilir sadece?

Bike: -?!?!!

afternoonsun

Sancak: is really fond of cars apparently.

Sancak yatak ve koltuklardan geri geri inmeyi öğrendi. Artık 5 dişi var ve fena halde gıdıklanıyor.

Bu haftanın imtihanı konjonktivit oldu. Hepimizin gözleri sırayla enfeksiyon kaptı. Bugün itibariyle iyileşti.

Linking up with Jodi.

Sütlü Börek

sütlü_börek

Yufkayla yaptığım tepsi börekleri çoğulukla kuru olduğu için uzun zamandır börek yapmıyordum.  Sonunda su böreği gibi  yumuşak bir börek yapmayı başardığım için tarifi not ediyorum.

4 adet yufka
100gr beyaz peynir
Çeyrek demet kıyılmış maydanoz

Harcı için;
3 yumurta
2 bardak süt
1/4 bardak sıvıyağ (zeytinyağı kullandım)

Süt, yumurtalar ve yağı bir kasede çırpın.
Tepsiyi veya böreği yapacağınız ısıya dayanıklı kabı iki kaşık yağ ile yağlayın.
İlk yufkayı tepsiden sarkacak şekilde serin.
Hazırladığınız harçtan kaşık kaşık alarak yufkayı ıslatın.
Diğer iki yufkadan parçalar kopararak tepsinin içine döşeyin.
Döşediğiniz her katı harç ile güzel bir şekilde ıslatın.
İki yufkayı da tepsinin içine döşedikdikten sonra kıyılmış maydanozu ve beyazpeyniri karıştırarak eşit bir şekilde yufkaların üzerine serpiştirin.
Son kalan yufkayı da parçalar halinde döşeyerek harçla ıslatın.
En son sarkan yufkaları zarf gibi kapatın, kalan harcın hepsini böreğin üstüne dökerek güzelce ıslatın.
200C derecedelik fırında yaklaşık 45 dakika üzeri kızarana kadar pişirin.

Afiyet olsun.

Her Hafta Bir Kitap / A Book a Week 3: How to Catch a Star by Oliver Jeffers

How to Catch a Star by Oliver Jeffers

oliverjeffers

Bu haftanın kitabı Oliver Jeffers’in yazıp çizdiği ‘How To Catch a Star’ yani ‘Yıldız Nasıl Yakalanır’. Kitap yıldızları çok seven ve bir tanesine sahip olma arzusuyla yanıp tutuşan bir oğlanın hikayesini resmediyor. Yıldızı yakalayabilmek için birçok şey deneyen bu küçük oğlan, en sonunda aziminin mükafatını alıyor.

Jeffer hikayenin bazı bölümlerinde oğlanın yapmayı düşündüğü şeyleri de resmetmiş ve Baybars o kısımları anlayamıyor ve ‘ama anne işte yapıyor ya’ diyor kuzum.

how_tocatcathastar

This week we chose ”How To Catch a Star’ by Oliver Jeffers. It’s about a boy who adores stars and wants one to be his own. His determination to catch a star makes quite an adventure.

9/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
bayb_sunsetBaybars: showing rocks at the sunset

huntingtoysSancak: hunting toys and always aiming high.

Penny‘s portrait in my favourite of last week.

Linking up with Jodi.

Baybars’ın Bebeklik Kitapları

gunesnereyegittiBaybars bebekliğinden beri kitaplara bakmaya ve kitap okutmaya bayılır. Eve gelen akrabalarına aynı kitabı baştan sona yedi defa okutmuşluğu çoktur :).

Baybars’a defalarca okuduğum ilk kitap benim de çocukken okumaktan çok hoşlandığım Fatih Erdoğan’ın yazıdığı ve Huban Korman’ın çizdiği ‘güneş nereye gitti?’ idi. Her akşam uyku ritüelinin bir parçası olarak aylarca bu kitabı okuduk.gunesnereyegitti

‘güneş nereye gitti’ ve ‘yağmur nasıl yağar?’ kitapları 1985 yılında ‘Aslı’nın Sordukları’ adı altında Redhouse yayınlarından çıkmış yalnızca iki kitaplık bir seriydi. Yeni baskıları yok sanıyorum. İki kitabımız da aşırı derecede yıprandığı için tekrar basılmasını dört gözle bekliyorum.

jonaskötzBaybars’ın bir buçuk yaşından sonra favori kitabı haline gelen kitabıysa sadece çizimlerden oluşan ve hikayesini kendiniz uydurduğunuz bir karton kitap. Çizeri Jonas Kötz. Geçen gün birdolapkitap’ta da Tayga’nın da başucu kitabı olduğunu okudum :). Bakalım Sancak da sevecek mi?

kedikitabiBu yazısız kitap bir kedinin maceralarını resmediyor ve her sayfasında kedinin geçtiğini varsaydığınız kapı, pencere, çit aralığı gibi bir delik var :)..

innovativekidsBaybars’ın bebekken bakmayı çok sevdiği bir diğer karton kitap serisiyse innovativekids‘in tasarladığı ‘Little Learning Books‘.

littlelearningbooks Çok sevimli çizimleri olan bu kitabın sayfaları tam minik parmaklara göre oldukça kalın. Baskısı çok kaliteli ve kolayca yıpranmıyor. Zaten blok olarak da oynanabilmesi düşünülerek tasarlanmış. Üstelik kitabın yapımında %98 geridönüşüm materyalleri kullanılmış. axel scheffler pocket libraryYanımızdan ayırmadığımız bir diğer minik cep kitap serisiyse Axel Scheffler’in resimlediği ‘Pocket Library’ (Cep Kütüphanesi) idi. Doğrusu babası Baybars’a bu kitabı seçtiğinde Axel Scheffler’in şanını henüz bilmiyordum. Baybars bir dönem elinde bu kitaplarla öğlen uykusuna yatardı :). Dört ayrı kitaptan oluşan (kedi, köpek, kuzu ve kurbağa) bu minik kütüphanenin her bir kitabında kahramanın oldukça komik ve eğlenceli hikayesi anlatılıyor. Alex Scheffler’in her kitabında olduğu gibi bu minik seri de detaylı çizimlerle bezenmiş. Defalarca okusanız da sıkılmıyorsunuz çünkü her sayfada farklı şeyler dikkatinizi çekebiliyor. Meğer Banu da bu kitapçıklar hakkında Baybars henüz 3 günlükken yazmış.

Baybars’ın okumaktan en çok hoşlandıkları kitaplar özetle bunlardı. Şimdilerde ansiklopedik tarzda kitapları okutmayı tercih ediyor.