14/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
karpuztopBaybars: watching the older children playing.

Baybars baharın gelmesiyle öğlenleri yeniden uyumaya başladı. ‘Neden’ soruları her gün çoğalıyor. En son tezgahın üzerindeki elmayı kapıp, ‘bu elmayı soymayacaksan neden çıkarıyorsun ki?’ dedi. Yani ‘anne bana elma soyar mısın?’ın neden’li hali.

Baybars: -neden her okulda öğretmen var?
Bike: – işte öğretmek için
Baybars: – ama kendisi öğrenirler çocuklar (henüz hiç okula kreşe gitmemiştir kendisi)
…………………

– (kafasını vuran Sancak’a) ne ağlıyorsun bebekler düşe düşe büyer!
………………….

– (Sancak’a) sana hiç yakıştıramadım.
………………….

– benim roketim olsa ateş yaka yaka aya giderdim.

crawlsonthegrass

Sancak: loves being outdoors.

Sancak bu aralar doymak bilmiyor ama geceleri çok sık uyanıyor. İstemediği bir şey olunca (Baybars ona bağırınca veya kucağımdan inmek istemediği halde bırakırsam) yüzükoyun yatıp yüzünü de yere gömerek çığlık çığlığa ağlamaya başlıyor.

Linking up with Jodi.

13/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
whosupthereBaybars: asking 'which floor are we living on?

Baybars bu aralar sürekli ‘neden?’ diye soruyor. Henüz düzeltmediği ve kendince söylediği kelimelerden biri ‘sükürpe’ yani ‘süpürge’. Dağarcığına yeni giren bir diğer komik tamlamasıysa ‘ışık sıpası’ yani ‘eşek sıpası’.

erikagaciSancak: examining the spring flowers close-up.

11 aylık Sancak’ın henüz yürümeye niyeti yok gibi görünüyor ve et yemeğe bayılıyor.

Linking up with Jodi.

12/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
wildhairBaybars: is eager to play outside.

Baybars bu hafta bir kaç kez üç saatlik öğlen uykularına yattı (aylardan sonra). Tencereye pencere, tabloya kablo, bombaya bumbo dediği oluyor. Ama beni en çok güldüren ilk şarkı benzetmesi;
– kırmızı balık kaç kaç balıkçı ‘alttan‘ geliyor!

apricotflowers Sancak: welcoming spring with the apricot flowers.

Sancak’ın gündüz uykuları uzadı ama geceleri hala çok sık uyanıyor. Arada sırada dişlerini gıcırdatıyor.

Linking up with Jodi.

11/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."

jumpingonthcouch

Baybars: jumping on the sofa whilst waiting for the spring to come.

Baybars’ın gün içinde yapmayı en sevdiği şeylerden biri koltuklardan zıplamak. Havaların ısınmasını dört gözle bekliyor. Kardeşine hiçbir oyuncağını vermek istemiyor.

Bike: -Baybars sakın bir daha Özlem Teyzene bağırma, çocuklar büyüklere bağırmaz, çok ayıp!

Baybars: -Büyükler mi küçüklere bağırabilir sadece?

Bike: -?!?!!

afternoonsun

Sancak: is really fond of cars apparently.

Sancak yatak ve koltuklardan geri geri inmeyi öğrendi. Artık 5 dişi var ve fena halde gıdıklanıyor.

Bu haftanın imtihanı konjonktivit oldu. Hepimizin gözleri sırayla enfeksiyon kaptı. Bugün itibariyle iyileşti.

Linking up with Jodi.

9/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
bayb_sunsetBaybars: showing rocks at the sunset

huntingtoysSancak: hunting toys and always aiming high.

Penny‘s portrait in my favourite of last week.

Linking up with Jodi.

8/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."onthegrass Baybars: picking grass in his great grandmother's garden.

(İstanbul’da sabah uyandıktan sonra)
– vapurun sesini Ankara’da duyamazsın.. İstanbul’da duyabilirsin.

……………………
(caaa diye bağırdıktan sonra)
– anne bana bakmayınca bağırıyorum di mi?
– canım oğlum.. hep sana bakayım o zaman?
– ama bana bakarken kardeşime bakma.
onthemirror

Sancak: practicing climbing.

Sancak bu aralar kucağımdan kesinlikle inmek istemiyor. Nadiren çıktığı keşifler sırasında merdiven çıkmayı öğrendi. Baybars’ı kucağıma aldığımda fena halde ağlıyor ve artık üç dişi var.

7/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."standingtallBaybars: enjoying sun in the middle of the winter.

Sancak’a: ‘Biz aynı kandayız senle ben, hadi bakalım..’ (Orman Çocuğu Mogli’den esinle)

……………………………..

Bike – benim canım patates salatası çekti, sen de yiyecek misin Baybars?
Baybars:- benim canım ‘Cars’ çekti.. – ahahha –(biraz durduktan sonra) cars yenir mi ya cars çizgifilm hahah…

eatingapple Sancak: pretending to eat apple.

Sancak’ın emeklerken bir yandan da elinde araba taşımasına bayılıyorum. Baybars’ın yerden 30cm yüksekliğindeki yatağına tırmanabiliyor ama inemiyor :).

My favourite portraits of last week are Caelan, Penny and Edwin.

6/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
showingmoss
Baybars: digging and showing moss at the park.

Baybars’ın bu hafta en sevdiği şey benimle yemek yapmak oldu. Yemek yapacağımı söyler söylemez ‘ben deee’ diyerek mutfağa koşup sandalyesini çekiyor. Keşke çocuklar ‘bazen’ kelimesinin ne manaya geldiğini hemen kavrayabilse…

standingup

Sancak: practising standing up

Sancak bu hafta çok seri bir şekilde emeklemeye başladı. Baybars’la kovalamaca bile oynuyorlar. Tutunup kalkmaya başladı ve ilk kez uzanıp piyanonun tuşuna bastı.

……………………………………………………………………………….

My favourite of this week is by far Lola‘s portrait, I love the composition and everything about this photo. Eleanor‘s shadow dance is a beautiful catch. And lastly, i love little Fletcher flying in stripes in accordance with the stripes of the blinds  ;).

5/52

bayb_tas

Baybars: loves lying on the ground whatever the weather..

-anne bana yakışıklı diyorlar di mi?
-kim diyor baybars? – başka insanlar..
-ahha 🙂
(kendi kendine şımararak) -yakışıklı oğlan!

Bugünlerin favori kitabı Zogi. Bıkmadan usanmadan gün içinde defalarca okuyoruz.

sleepy
Sancak : still not sure what to do in the nature (it’s way past nap time)..

Sancak artık sürünmekten vazgeçti ve tam manasıyla dizlerinin üzerinde emekliyor. Basmayı pek sevmese de birkaç kez koltuğa tutunup kalktı. Ağabeyinin arabalarını sürmeye başladı. Ve artık yer yatağında yatıyor.

“A portrait of my children, once a week, every week, in 2014”