18/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."

bigbranch

Baybars: 'look what i found!'

Geçtiğimiz haftayı İstanbul’da geçirdik. O kadar hızlı geçti ki Sancak’ın hiç portresi yok maalesef.

Linking up with Jodi.

17/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."

baybjump

Baybars: practising jumping with his tractor :)

sancak1

Sancak: celebrated his first birthday this week and 
not even remotely interested in walking 

Linking up with Jodi.

16/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."

hindiba

Baybars: blowing dandelions at the park.

Baybars’a ne zaman hangi günde olduğumuzu söylesem ‘bugün şaka günü mü?’ diye soruyor. Herşey 1 Nisan sabahı oğlum bugün şaka günü biliyor musun dememle başladı. Artık her sabah bugün şaka günü mü diye soruyor. Hayır kimseye şaka falan da yapmadık.
salincak

Sancak: loves to swing.

Sancak bu aralar kucaktan pek inmek istemiyor ve haliyle yürümek çabası içinde hiç değil. El salla veya güle güle yap deyince el sallamaya başladı.

Linking up with Jodi.

15/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."

snoozeyoulose

Baybars: it was a melon-ball-playing week.

Bu hafta Baybars:
– anne bahar geldi neden çilek yok!
………………………
– onlar da mı bizim ‘ülkemizde’ yaşıyorlar? (apartmanımızda demek isterken)
………………………
– böcek ilacı neden böcekleri öldürsün ki, o ilaaaç!
……………………….
– ‘ince’ kaplumbağa (ninja kaplumbağa)

dedi.

oliver

Sancak: discovered books lately and infatuated by them.

Sancak bu hafta kitapları keşfetti. Baybars’a kitap okurken yanımızda oturup hiç kıpırdamadan dinliyor.

Linking up with Jodi.

14/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
karpuztopBaybars: watching the older children playing.

Baybars baharın gelmesiyle öğlenleri yeniden uyumaya başladı. ‘Neden’ soruları her gün çoğalıyor. En son tezgahın üzerindeki elmayı kapıp, ‘bu elmayı soymayacaksan neden çıkarıyorsun ki?’ dedi. Yani ‘anne bana elma soyar mısın?’ın neden’li hali.

Baybars: -neden her okulda öğretmen var?
Bike: – işte öğretmek için
Baybars: – ama kendisi öğrenirler çocuklar (henüz hiç okula kreşe gitmemiştir kendisi)
…………………

– (kafasını vuran Sancak’a) ne ağlıyorsun bebekler düşe düşe büyer!
………………….

– (Sancak’a) sana hiç yakıştıramadım.
………………….

– benim roketim olsa ateş yaka yaka aya giderdim.

crawlsonthegrass

Sancak: loves being outdoors.

Sancak bu aralar doymak bilmiyor ama geceleri çok sık uyanıyor. İstemediği bir şey olunca (Baybars ona bağırınca veya kucağımdan inmek istemediği halde bırakırsam) yüzükoyun yatıp yüzünü de yere gömerek çığlık çığlığa ağlamaya başlıyor.

Linking up with Jodi.

13/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
whosupthereBaybars: asking 'which floor are we living on?

Baybars bu aralar sürekli ‘neden?’ diye soruyor. Henüz düzeltmediği ve kendince söylediği kelimelerden biri ‘sükürpe’ yani ‘süpürge’. Dağarcığına yeni giren bir diğer komik tamlamasıysa ‘ışık sıpası’ yani ‘eşek sıpası’.

erikagaciSancak: examining the spring flowers close-up.

11 aylık Sancak’ın henüz yürümeye niyeti yok gibi görünüyor ve et yemeğe bayılıyor.

Linking up with Jodi.

12/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
wildhairBaybars: is eager to play outside.

Baybars bu hafta bir kaç kez üç saatlik öğlen uykularına yattı (aylardan sonra). Tencereye pencere, tabloya kablo, bombaya bumbo dediği oluyor. Ama beni en çok güldüren ilk şarkı benzetmesi;
– kırmızı balık kaç kaç balıkçı ‘alttan‘ geliyor!

apricotflowers Sancak: welcoming spring with the apricot flowers.

Sancak’ın gündüz uykuları uzadı ama geceleri hala çok sık uyanıyor. Arada sırada dişlerini gıcırdatıyor.

Linking up with Jodi.

11/52

"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."

jumpingonthcouch

Baybars: jumping on the sofa whilst waiting for the spring to come.

Baybars’ın gün içinde yapmayı en sevdiği şeylerden biri koltuklardan zıplamak. Havaların ısınmasını dört gözle bekliyor. Kardeşine hiçbir oyuncağını vermek istemiyor.

Bike: -Baybars sakın bir daha Özlem Teyzene bağırma, çocuklar büyüklere bağırmaz, çok ayıp!

Baybars: -Büyükler mi küçüklere bağırabilir sadece?

Bike: -?!?!!

afternoonsun

Sancak: is really fond of cars apparently.

Sancak yatak ve koltuklardan geri geri inmeyi öğrendi. Artık 5 dişi var ve fena halde gıdıklanıyor.

Bu haftanın imtihanı konjonktivit oldu. Hepimizin gözleri sırayla enfeksiyon kaptı. Bugün itibariyle iyileşti.

Linking up with Jodi.