"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
Baybars: is always the 'cool guy'
Sancak: still practicing standing
Linking up with Jodi.
"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
Baybars: being so serious
– anne biz yaşıcaz, yaşıcaz, yaşıcaz, kör olup ölücez di mi?
………………………………………………….
– anne Allah’ın ağzı var mı?
– ?..!..? yok (kem küm) ımm, bilmiyorum.
– ağzı olsaydı konuşabilirdi (sesini değiştirerek) – Merhaba Baybars, derdi..
……………………………………………………
– annecim, bizim üç tane elimiz olsaydı bütün eşyalarımızı taşırdık.
Sancak: climbing and crawling at the park
Sancak’ın bu aralar en sevdiği şey tırmanmak. Dört azı dişini zor da olsa çıkardı. Gün geçtikçe hayvan sesi çıkarmakta ustalaşıyor ve artık babasına ‘baba’ Baybars’a da ‘bayba’ diyor.
Linking up with Jodi.
"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
Baybars: hurray for t-shirt time!
(abur cubur yemek isterken) – her paketli şey zararlıdır ve hepsi bana göredir.
……………………………………………
(parkta top oynarken) – futgolculer gibi attım, de mi?
……………………………………………
(bu aralar ‘vallahi’ kelimesini kullanıyor) – yumurta yemem vallahi, kiraz yerim vallahi..
……………………………………………
– balinalar yenir mi? – hmmm, yenebilir.
– balinalar süzgeçli mi?
– evet, yüzgeçli.
……………………………………………
– kızılay karanlık mı?
– yok oğlum kalabalık.
– karanlık olan yer neresiydi?
– sinema.

Sancak: watching strangers in deep thought
Sancak bu aralar koltuklara çıkabilmek için önce minderlerini indiriyor sonra tepesine çıkıyor. Ayrıca terliklere dayanamıyor. Kimin ayağında görse mutlaka çıkarttırıyor, kendisi giymeye çalışıyor. Ağabeyiyle aynı odada yatıyor ama saat başı uyanıyor.
Linking up with Jodi.
"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."Baybars: always in deep thoughts
(Baybars içerden seslenir) – Anne Sancak bi işler beceriyo! (oyun hamurunun kapağını açmış)
……………
(Akşam babasına doluyu anlatırken) – Taş gibi yağmur yağdı!
Sancak: Early morning watching outside before everyone wakes up
Sancak herkesten önce uyanıp pencereden dışarıyı seyrediyor. Yeni kelimeleri ‘meme’, ‘düttü’ ve ‘gak’. İlk azı diş patladı ve bir diğeri de yolda.
Linking up with Jodi.
"A portrait of my children, once a week, every week, in 2014."
Baybars: mischievously smiling to his best friend.
Baybars: (tezgahta çözülmek için bekleyen hamsileri görünce) – aa dinozor eti!
…………
-anne bak, iz ayağı! (ayak izi)
Sancak: found and devouring a hidden snack
Sancak bu hafta hayvan sesleri çıkarmaya başladı. Aslında sadece ‘gaav’ şeklinde aslan sesi demek daha doğru olur. Her gördüğü hayvana ‘gaav’ demeye meyilli.
Linking up with Jodi.