Baybars’ın babasının eski bir penyesini de, yeni bir pijama altı olarak değerlendirdim. Pijamayı yine aynen bu blogta anlatıldığı gibi diktim.
Baybars’a tam gelen bir pijamasını kalıp olarak kullandım. Dikili kenarı pijamanın yan dikişi olarak kaldı. Ağın alt tarafına gelen diğer yan dikişi de makinede diktim.
Bu şekilde penyenin iki kenarından iki bacak parçası kestikten sonra iç içe yerleştirdim.

Pijamanın ağını iğnelediğim yerden gökkuşağı şeklinde diktim.
Son olarak bu blogta anlatıldığı gibi belini kıvırıp lastik geçirdim. Önünü arkasından ayırtedebilmek için de ön tarafına ütüyle ayılı bir arma yapıştırdım.

Hepsi bu kadar.
DIY Çocuk Sweatshirt (Kendin Yap)
Eski kıyafetleri değerlendirerek çocuk kıyafetine dönüştürmek birçok blogta karşıma çıkıyordu. Zeynep‘in değişiyle ‘amme hizmeti’ yapıyor bu anneler bir bakıma :). En son şu blogtaki pijamanın nasıl dikildiğini gördükten sonra kendim de denemeye karar verdim.

Kalıp olarak Baybars’a kolları hala olan ama boy olarak kısa gelen (ancak göbeğini örten) eski bir sweatshirt’ünü kullandım. Eski penyenin üzerine koydum ve kolun dikiş yerinden kestim, böylelikle eski kol ağzını da yeni kol ağzı olarak kullanmış oldum.
Kollar bu şekilde kesildi.
Sweatshirt’ün bedenini de bu şekilde penyenin üzerine alttan bir 10cm. yukardan koyarak kestim. Sağ kenarını dikili taraftan kestiğim için yalnızca solunu diktim. Sonra kolları bedene iğneleyerek diktim.
Biçerken yine penyenin altının bitmiş halinden kestiğim için tekrar bastırmama gerek kalmadı. Yakasını yanlış kestim sanarak fotoğraflamaktan vazgeçtim ama meğer o kadar da büyük bir hata yapmamışım biraz geniş oldu o kadar. Bir tek yakası biraz uğraştırdı diyebilirim. Kollarla bedeni birleştirdikten sonra koların omuz kısmından başlayarak kayık bir yaka kesmeniz gerekiyor.
Yaka için 3cm. kalındığında ve yaka uzunluğunda dikdörtgen bir parça (biye) kestim yakaya iğneledikten sonra çift iğneyle diktim. Fotoğrafı olsaydı daha net anlaşılırdı aslında. Artık onu da bir sonraki dönüştürme denememde fotoğraflamaya çalışırım.
Bütün penye dikişleri makinemin fotoğrafta görünen overloğa benzer bir dikişiyle diktim.

Son olarak da, geçenlerde paçasını yaptığım kot pantalonun artan parçasına ‘B’ harfi yazıp makasla kestim ve önüne aplike ettim. Hepsi bu kadar.
Eski Penyelerden Yeni Ciciler

Baybars’a annesinin eski penyesinden bir sweatshirt ve babasının eski uzun kollu sweatshirt’ünden de bir pijama altı diktim.
Eski eşyaları değerlendirmek çok zevkliymiş. Her ikisini de biraz daha ayrıntılı olarak başka bir zaman yazacağım. Açıkcası yabancı blogger annelerinin bir haftada sonbahar çocuk koleksiyonları yapma uğraşları bunları dikmeme sebep oldu.
Biraz hava katsın diye önüne B harfi aplike ettim.
Pijamanın da önünü arkasını kolay ayırdedebilmek için bir ayıcık aplikesi yapıştırdım.
Eskilerden ortaya çıkan yeni kıyafetler pek hoşuma gitti doğrusu. Sizce nasıl?

Armutlu Mısır Unlu Kek
Bugüne kadar tereyağıyla çok kurabiye ve tart hamuru yapmıştım ama itiraf edeyim ki hiç kek yapmamıştım. Ne büyük gaflet! Bu kek şimdiye kadar yaptığım en lezzetli kek! Bunu yemekle fazla arası olmayan ve az yiyen birisi olarak söylüyorum. Aslında yazdığım tariflerin hepsini bunu göz önünde bulundurarak deneyebilirsiniz :). Öyle ekmek gibi yapılan kekleri hiç sevmem. Dokusu yumuşak ve ağızda dağılan kekler tercihimdir. Bu kek de işte aynen böyle oldu.
2 bardak un
1/2 bardak mısır unu
2,5 çay kaşığı kabartma tozu
1 çay kaşığı vanilin
1 çimdik tuz
2 yumurta (oda sıcaklığında)
1 bardak şeker
8 çorba kaşığı (120gr.) tereyağ (oda sıcaklığında)
1 çay bardağı sıvıyağ
3/4 bardak yoğurt
1 bardak soyulmuş küp halinde doğranmış armut
Fırını 180°C’de ısıtın. Dikdörtgen kek kalıbınıza yağlı kağıt yerleştirin veya yağlayıp unlayın.
Önce kuru malzemeleri (un, mısır unu, vanilin, kabartma tozu, tuz) derin bir kaseye eleyin.
Sonra tereyağ ve şekeri elektrikli çırpıcıyla iyice çırpın.
Yumurtaları teker teker ekleyip çırpın.
Ardından yoğurdu ve suvuyağı ekleyin, karıştırın.
Bu karışımı kuru malzemelere ekleyin ve bütün malzemeler birleşene kadar kaşıkla karıştırın.
Son olarak armutları ekleyin ve sadece armutlar eşit şekilde kek hamurunun içinde dağılacak kadar karıştırın.
Hazırladığınız kek hamurunu kalıba boşaltın ve yaklaşık 60 dakika pişirin. (Keke bir kürdan batırdığınızda kürdan temiz çıkıyorsa kekiniz pişmiş demektir.)
Not1: Keki soğuduktan sonra kesin, aksi taktirde dağılabilir.
Not2: Armutlar hemen bayatladığı ve çok yumuşadığı için en geç ertesi gün tüketmenizi öneririm.
Bu aralar

Son bir ay içinde Baybars’ın dil gelişimi çok hızlandı. Artık iki kelimeyi yanyana getirebiliyor ‘çubuk kraker’, ‘kırmızı top’ gibi 🙂 .
İlk cümlesini de ‘Oğuz Baba gel’ olarak kaydedebilirim sanırım.
En sevdiğim özelliği de bir şeyi yaptıktan sonra mutlaka söylemesi, mesela sinirleniyor bağırıyor sonra da sakin bir şekilde ‘bağırdı, bağırdı’ diye durum raporu veriyor.
En çok da gece uyumadan önce sırnaşmasını çok seviyorum, önce öpüyor ardından yine ‘öptü’ diyor, sonra yanağıma dokunuyor yine hemen ardından ‘dokundu’ diyor.
Bazen Baybars’ın ne dediğini henüz kelimeleri tam olarak telaffuz edemediğinden anlayamıyorum. Geçen gün, odasından koşarak yanıma gelerek (belli ki bir şeyden korkmuş) endişeli endişeli ‘kootuu çekti’ diye devamlı tekrarlıyor ben ‘kutu mu çekti, hmm’ falan diyorum ama o tekrar söylemekte ısrar ediyor, en sonunda anladım ‘haa koltuğu çektiler yukardan’ dedim, Baybars havaya zıplayarak ‘anladııı’ diye bağırarak sevindi. Ne zaman önce ne söylediğini uzun süre anlayamaz ve sonra anlarsam böyle seviniyor yavrucağızım. Bu arada evet, Baybars bir yaşından beri her ani ve yüksek sesten (matkap, araba alarmı, ambulans, elektrik süpürgesi v.b.) fena halde korkuyor.
Bir de, duygularını ifade etme şekli var ki içiniz parçalanır, mesela artık ememeyeceğini hatırlayıp, acıklı ses tonuyla ‘üzüldü, üzüldü’ dedikten sonra içli içli ağlaması gibi…
Evet, not etmeyi atladığım en önemli gelişmeyse, Baybars’ın 21,5 aylıkken çok sevdiği memeden ayrılması… Her ne kadar emmeden yaşamayı üç günde kabullenmiş gibi görünse de, hala bir şeyden korkunca ve canı çok acıyınca ‘memee’ diye feryad ediyor.
Bir de, memeden kesince Baybars’da aniden bir ağız kokusu oluştu. Meğer ne mübarek şeymiş şu anne sütü… Birkaç anneden daha öğrendim ki onların çocuklarında da aynı şey olmuş sütten kesince. Söyleyeceğim o ki, henüz emziren anneler kokuya hazırlıklı olun ama endişe etmeyin kısa sürede geçiyor.
Bu aralar en sevdiği oyunsa peluş hayvanlarla sohbet. Sadece hayvanları değil kukla, hatta balonları yanıma getirip ‘konuş, konuş’ diye ısrar ederek konuşturmamı istiyor. Bütün günü tiyatral gösterilerle geçiyoruz sayılır 🙂 .

Sütlü Kek
Bir yumurtayla güzel kabaran ve lezzetli sade bir kek tarifi arıyorsanız sütlü keki denemenizi tavsiye ederim. Her zaman yaptığım şaşmaz tariflerdendir.
1 yumurta
1,5 bardak şeker
1,5 bardak süt
3/4 bardak sıvıyağ
2,5 bardak un
1 çay kaşığı vanilin
1 paket kabartma tozu
Fırını 180°C’de ısıtın. Kek kalıbınızı yağlayıp unlayın.
Önce kuru malzemeleri (un, vanilin, kabartma tozu) derin bir kaseye eleyin.
Sonra yumurta ve şekeri cam veya porselen bir kapta çırpılmış yoğurt kıvamına gelinceye kadar el çırpıcısıyla karıştırın.
Bu karışıma süt ve sıvıyağı ilave ettikten sonra biraz daha çırpın.
Elediğiniz kuru malzemeleri ıslak malzemelerin içine dökün, yine el çırpıcısıyla sadece kuru malzemeler ıslanacak kadar karıştırın.
Hazırladığınız kek hamurunu kalıba boşaltın.
Yaklaşık 40 dk. pişirin. (Keke bir kürdan batırdığınızda kürdan temiz çıkıyorsa kekiniz pişmiş demektir.)
Not: Kalıbı unlamayı unutmayın. Ben unuttuğum için keki bütün olarak çıkaramadım :).
Çatlak Parmak
Üç gün önce bir sirk yıldızı olmakta kararlı olan Baybars akşam yemeğini yerken masaya ayağını koyarak kendini itti. Sandalyeyle beraber arkaya doğru düştü ve sol baş parmağı çok kötü ezildi… Parmağı kırıldı diye o kadar çok korktum ki anlatamam. Bir anda en kötüsünü düşünüp çok aciz hissediyor insan kendini. Hemen acile gittik elinin filmini çektiler ve doktor çok hafif ince bir çatlak olduğunu hızlıca kaynayacağını sarmaya gerek olmadığını sadece ağrı kesici vermemi söyledi. Şimdi gayet iyi ve hızlıca iyileşiyor parmağı çok şükür. Allah beterinden saklasın.
Parmağını sorunca olanları şöyle sıralıyor; itti, koltuk (sandalye), parmak, mor, amca, doktor, hastane, tuvalete (hastanede tuvaletini yapmış yani).
Yıkanabilir Kumaş Bebek Bezi

Hamileyken kullan-at bezlerin içerdikleri kimyasallar dolayısıyla bebeğe verebileceği zararları ve yarattığı çevre kirliliğini okuduktan sonra bebeğimi kumaş bezle bezlemek kararını aldım. Öyle ki, bebeğime ilk aldığım şeydi kumaş bezler ve Baybars 3 haftalıktan 18 aylık olana kadar (yolculuklar ve tatiller hariç) bu bezleri kullandı.
Bu yeni nesil kumaş bezlerin en güzel tarafı çıtçıtlı (veya cırtcırtlı) sızdırmaz kilota benzemeleri ve en önemlisi de makinada yıkanabiliyor olmaları elbette. Anneye çok büyük bir kolaylık sağlıyor. Hele bir de kurutma makinanız varsa, bezleri maksimum 3 saat içinde tekrar kullanabiliyorsunuz. Devamlı bez satın alma derdiniz yok, diyelim ki 25 kumaş bez iki günde bir yıkıyor olsanız bile yetiyor.
Baybars’ın doğduğu ilk haftalarda kullan-at bezleri kullanırken kaka daha çok dışarı taşıyordu ve kıyafet daha çok değiştirmek zorunda kalıyordum. Bu bezleri kullanırken bir kere bile taşma olmadı :). Kumaş bezlerin dışları su geçirmez ‘polyurethane laminate’ (PUL) denen bir çeşit kumaşla kaplı olduğu için sızdırmıyor. Tek dezavatajı bebeğin poposunun bezle daha kocaman durması. Tabii hiçbir bez kağıt ve plastikten daha ince olamaz. Bu bezlerin en güzel yanı ise desenleri ve rengarenk olmaları. Popolar çok şirin duruyor.
Yıkama Rutiniİlk aylarda bezlerin kakalı olanlarını tazyikli suyla hemen akıtıyordum. Bezler kapaklı kovada en fazla bir gün bekliyordu. Makinada ilk önce soğuk suyla kısa programda yıkıyordum çişden kakadan arınsın diye. Daha sonra 60 derecede toz sabunla (Dalan Roxymatik) yıkıyordum, ph derecesini naturalize etmek için de yumuşatıcı gözüne az miktarda elma sirkesi koyuyordum. Tertemiz çıkıyordu bezler.
Sterilize etmek için 60 derece kafi geliyor. Daha sıcak yıkamak istiyorsanız dışı su geçirmez kumaşlı olan bezleri tercih etmeyin. Çünkü bunlar en fazla 60 derecede yıkanmaları tavsiye ediliyor daha yüksek ısıda su geçirmez kumaşın erime ve bezin işe yaramaz hale gelmesi riski var.
Bu bezleri kullanırken Baybars’ın hiç pişik olmadığını da belirtmeden geçmeyeyim. Tabii bunda sık değiştirmek büyük etken olsa gerek.
Nereden Alınır?Bezlerin çoğunu ebay‘den satın aldım. Zaten yıkanabilir bezlerin çoğu Çin’de üretildiği için (buna ünlü Amerikan markaları da dahil, fuzzybunz gibi) direkt Çin’den sipariş verdim. Tanesi 6 dolardan :). Aldığım iki adres var,
İlki sunbaby idi. Bu bez biraz küçük onun için yenidoğanlar için ideal, 1 yaşından sonra biraz küçük geliyor. (18 aya kadar kullandım ama tekrar sipariş verecek kadar memnun kalmadım.)
En memnun kaldığım bezlerse Alvababy‘den sipariş ettiklerimdi. Alvababy‘de çok farklı desen ve çeşitler mevcut 🙂 ve kumaşları daha kaliteli dolayısıyla daha dayanıklı. Birçok kişinin Alvababy’den sipariş verdiğini ve siparişlerinin de sorunsuz ellerine ulaştığını biliyorum. Alvababy’ye ebay‘den de ulaşmanız mümkün.
Gece de aynı bezlerimizi kullandık. Fakat iki tane ara bezi (microfiber bez) koyuyordum. Akşam 8 sabah 7’ye kadar duruyordu. Eğer her saat başı emmeye kalkmamışsa sızma olmuyordu. İlk aylarda zaten her emmeye kalktığında alt değiştirdiğim için hiç problem yoktu.
Eğer bebeğiniz doğar doğmaz tek beden cepli kumaş bezlerden kullanacaksanız, bunlar tam olmayabilir, bacaklardan bol gelebilir ve taşma olabilir. Ben o yüzden satın aldığım bezleri Baybars ancak 3 haftalık olduktan yani bacakları tombullaştıktan sonra kullanmaya başlayabildim. İlk ay için pamuklu bez ‘prefolds’ ve üzerine de su geçirmez kılıf (cover) kullanmak en mantıklısı. Bir dahaki bebeğime öyle yapacağım inşallah :).
Baybars Tatilde

Baybars bayramda büyükbabası ve babaannesini görmek için hayatında ilk kez feribota binerek Çanakkale’ye gitti.

İlk defa denize bu kumsalda girdi ama hemen çıktı, ‘soğuk, soğuk, acı, acı’ diyerek.

Denize değil de eniştesi ve babasının kendisine yaptığı kumdan havuza girdi daha çok.

Kumsalda en büyük eğlencesi denize taş atmaktı.
Geç yatmayı göze alarak bir defa da olsa, gün batımı izledi.

Geyikli’ye kadar gelmişken efsanevi Truva da görmeden dönmeyelim dedik. Truva’yı gezdikçe lisans bitirme ödevim Livy’nin Aeneid’i düştü aklıma hep. Aeneas’ın Truva’dan kaçışı ve Romalıların soylarının Truva’ya dayandırmaları gibi şeyler.
Baybars tahta ata hayran oldu ‘at, at, at’ nidalarıyla temsili atın içine girdi.
Truva harabelerini de yakından inceledi.

Tatilimizin ikinci haftası İstanbul’a döndük. Baybars büyük babaannesinin bahçesinde çok ama çok eğlendi bahçeden eve girmek istemedi.

Bahçede yavru kedilerle oynadı. Kediler kendilerini yakından sevdirmediler ama hep Baybars’ın etrafında dönüp türlü oyunlar yaptılar.
Ve papağanları izledi 🙂 . Bu papağanların Çengelköy’de ne işi var diye sorarsanız biz de tam olarak bilmiyoruz ama bir söylentiye göre, bu papağanlar boğazdan gemiyle taşınırken kaçmışlar ve büyük babaannenin mahallesini kendilerine yeni habitat olarak seçmişler.
Papağanların kahvaltısıysa karşı bahçedeki devasa ceviz ağacına konup taze ceviz yemekti.
Çok renkli ve hareketli iki haftanın sonunda Baybars’ın deyişiyle ‘Ankaka’ ya dönmek oldukça hüzünlüydü doğrusu.
Kara Üzüm Suyu
Baybars’ın bugün ateşi var ve pek kıpırdamıyor. Halsiz halsiz oturuyor yavrucağızım. Hasta çocuğa sevdiği şeyler yapılır yedirilir bilirsiniz. Meyve suyuna bayıldığı için, ben de ona üzüm suyu kaynattım. Çok sevdi. Ben iftarda tadına bakacağım ama sadece kaynatırken duyacağınız müthiş koku için bile pişirebilirsiniz.
1 kg. üzüm
1,5 litre su
1 bardak şeker (eğer daha şekerli seviyorsanız şeker miktarını ağız tadınıza göre arttırabilirsiniz.)
1 kabuk tarçın
2 tane karanfil
Üzümleri güzelce yıkayın, sapını çöpünü ayıklayın. Derin bir tencereye üzümleri suyu ve tarçını koyun, harlı ateşte kaynamaya bırakın. Kaynadıktan sonra şekeri ilave edin ve 20 dk kadar daha kaynattıktan sonra ateşten alın. Süzmeden önce oda sıcaklığına gelmesini bekleyin (böylece iyice özünü rengini versin). Son olarak suyunu süzün ve tahta kaşık yardımıyla kalan üzüm tanelerini de süzdüğünüz suya ezerek karıştırın. Soğuk olarak servis edin.













